Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

BROKER

Google

Dikkat!!! Balon sönüyor

bovespayabanci2 Dünya genelinde fiyatların çok fazla şiştiğini savunan Dubai’nin en büyük yatırım fonu, yatırım bankası Shuaa Asset Management’ın Türkiye Direktörü Afa Boran, bu balonun sönmek üzere olduğunu söyledi. Boran'a göre hükümet çok ciddi bir 6-12 aylık program hazırlamalı.


Kenan Şanlı / REFERANS GAZETESİ


Başta ABD olmak üzere global piyasalarda son yıllarda ekonomik temellerle açıklanamayacak fiyatlamalar yaşandı. Bu durumun sonsuza kadar sürmeyece bilinse de kimse bu rüyanın bitmesini istemiyor. Bu nedenle riske işaret eden bir çok veri şu ya da bu şekilde iyimser tarafından tutularak yorumlanıyor. Ancak önceki hafta birkaç fonun batmasıyla iyimserlik yerini tedirginliğe bıraktı. Birçok ekonomist, yatırım uzmanı global piyasaların ciddi bir düzeltme ile karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Bu kanaati taşıyan uzmanlardan  birisi de Afa Boran. Credit Suisse, NatWest gibi uluslararası finansal kuruluşlarda 15 yılı aşkın bir süredir yatırım uzmanı olarak çalışan, birçok kez “Yılın yatırım uzmanı” seçilen ve bugün Dubai’nin en büyük yatırım fonu, yatırım bankası olan Shuaa Asset Management’ın Türkiye Direktörü Afa Boran, başta ABD olmak üzere global piyasalarda oluşan “balonun söneceği” kanaatinde.


Düzeltme mevsimsel değil


Son yıllarda satın almalarda ödenen fiyatların kâr-büyüme potansiyeli gibi ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını vurgulayan Boran, “Verilen fiyatları temel değerlerle açıklamak mümkün değil. Çok ileride hızlı büyüme ve olumlu senaryolar fiyatlanıyor. Bir anlamıyla gelecekteki beklentiler abartılarak fiyatlarda bir balon ortaya çıktı” dedi. Başta ABD olmak üzere global piyasalarda son 3-4 yılda fiyatlarda yaşanan yükselişin bir düzeltme ile karşı karşıya olduğunu belirten Boran, düzeltme harekâtının başladığını ileri sürdü. Yaşanacak düzeltmenin mevsimsel olmayacağını belirten Boran’a göre, son 3-4 yılda fiyatlarda yaşanan artış geri verilecek. 


Son 10 yılda yönettiği portföylerde sadece 2 ayda negatif getiri yaşadığını, onları da hemen ertesi ayda düzelttiğini ve dolar bazında yıllık ortalama yüzde 25’in üzerinde bir getiri sağladığının altını çizen Boran, dünya piyasalarında risk iştahının azalmasıyla Türkiye’deki abartılı fiyatların da kaybolacağını, gerçekçi fiyatlara dönüleceğini ileri sürdü. “Türkiye’de kur ve enflasyonda ciddi bir düzeltme yaşayacak. Dolayısıyla önümüzdeki 1-2 yılda temkinli olmak lazım” diyen Boran, balon inmeden pozisyon açmanın sağlıklı olmayacağı kanaatinde.


Borç oranı yüzde 90’a çıktı


Eskiden yüzde 60 sermaye-yüzde 40 oranında borç kullanılarak yapılan satın almaların, bugün yüzde 90 kredi ile gerçekleştiğine dikkat çeken Boran, “Finans kolay bulunduğu için aşırı fiyatlar verilerek satın almalar gerçekleştirildi. Öyle ki ABD’de nasıl olsa varlık fiyatları artıyor düşüncesiyle aylık ödemelerin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın çok fazla kredi verildi” diye konuştu. Faizlerin yükselmesi sonrasında varlık fiyatlarındaki düşüşün kredi piyasasında sıkıntıları da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Boran, “ABD’deki varlık fiyatları yüzde 50 düşmeyecek, ancak yüzde 90 kredi ile alınan bir varlığın fiyatında yüzde 10’luk düşüş o şirketin batmasına neden olabiliyor” dedi. Diğer yandan hedge fonların dünyanın her yerinde 1 dolar kaynakla 7-10 dolarlık pozisyon aldığını hatırlatan Boran, “Örneğin Türkiye’de 1 dolar kaynak koyup 6 dolar borç alarak 7 dolarlık pozisyon alan fonlar var. Dolar bazında Türkiye’deki getiri yüzde 15 olduğunda, yaklaşık yüzde 90’a yakın para kazanıyorlar. Ancak yüzde 15’lik bir harekette de batıyorlar” dedi.


Kur kontrolden çıkabilir


Boran, kurların düşmesiyle enflasyonun düştüğünü bu nedenle mal ithalatının yanı sıra Türkiye’nin düşük enflasyonu da yurtdışından ithal ettiğini söyledi. Türkiye yüksek faiz vererek dünyadaki parayı kolaylıkla çekebildiğine dikkat çeken Boran, bugün uygulanan ekonomik modelin bir geçiş dönemi modeli olduğunu, ancak Türkiye’nin bunu 3-4 yıldır uyguladığını söyledi. Boran, “Merkez Bankası’na enflasyon hedefi vermek, kur hedefi vermek demektir. Bu da geçiş döneminde uygulanabilir bir model. Ancak biz geçiş dönemi uygulanacak bir programın süresini çok uzun tuttuk ve YTL çok değerlendi” diye konuştu. Bu durumun Türkiye ekonomisini borç yükü ve rekabet anlamında çok olumsuz etkilediğini ileri süren Boran, “Fakir bir ülke olarak çok yüksek borç faizi ödüyoruz. Bunun yanında çok hızlı büyümek zorunda olan bir ülkeyiz, yüksek faiz, düşük kur politikası rekabetçiliğimizi olumsuz etkiliyor. Özellikle katma değer artışında çok geride kaldık. Bunun yanında Türkiye benzer ülkelerin de çok gerisinde kaldı. Türkiye bu dönemde bir adım yukarı çıkarken ancak örneğin Polonya 5-10 adım attı” açıklamasında bulundu. 


Merkez Bankası’na sadece fiyat istikrarı sağlama görevinin verilmesini eleştiren Boran, fiyat istikrarının ABD Merkez Bankası’nın 3. görevi olduğunu  hatırlattı. Boran, “ABD Merkez Bankası’nın birinci görevi istihdam ve sürdürülebilir büyüme, ikincisi makul faiz, üçüncüsü fiyat istikrarıdır. Türkiye gibi bir ülkede Merkez Bankası’na sadece fiyatları kontrol etme görevinin verilmesi doğru değil. Merkez Bankası’nın bu rolü ekonominin rekabetçiliğini olumsuz etkiledi, bizi zor duruma soktu. Dünyada bir balon var. Bu balon sönerse bizim kur ve enflasyonumuz kontrolden çıkabilir” diye konuştu.


Tefeciden borçlanan tüccar


Türkiye’nin hala hatırı sayılır büyüklükte kamu borcunun olduğuna dikkat çeken Boran, iç borcun ortalama vadesinin ise 8.5 ay olduğunu söyledi. Boran, “Bu çok kısa bir borç yapısı. Olası bir global sarsıntıda, para çekilmesinde, bizdeki kurlar artar, enflasyon yükselirse faizler de artmak zorunda. Bu da doğrudan bütçeyi olumsuz etkileyecek. Dolayısıyla sadece cari açık değil, borçların vadesinin çok kısa olması da önemli bir risk” dedi. Acilen borç yönetiminin daha iyi yapılır bir hale getirilmesi gerektiğini belirten Boran, “Dünyada paranın bu kadar bol olduğu bir dönemde ortalama 8.5 ay vadeyle borçlanma olamaz. Bu komik kalıyor. Tefeciden borçlanan çok zor durumdaki bir tüccar görünümündeyiz. Bu durumdan bir an önce çıkmamız lazım” dedi. Boran, buradan çıkmanın yolunun ise farklı borçlanma ürünlerini kullanmaktan geçtiğini ifade etti.


Bulgaristan’da üretim cazip hale geldi


YTL’nin aşırı değerlenmesiyle birçok sektörün rekabetçiliğini kaybettiğini belirten Boran, “Çin, Hindistan ile rekabet etmemiz çok zordu ama bugün Bulgaristan şimdi bizi birçok konuda geride bıraktı. Birçok Türk firması oraya gidiyor” dedi. YTL’deki değerlenmenin yanı sıra son 4 yılda gelirden alınan vergi azalırken, KDV ve ÖTV’nin payının arttığına dikkat çeken Boran,  SSK primlerinin de yüksekliği dikkate alındığında Türkiye yerine Bulgaristan’da üretimin daha cazip hale geldiğinin altını çizdi. Boran, “Vergi ve sosyal güvenlik reformunu yapamadık, bunları yapsaydık belki paramızdaki değerlenmenin olumsuz etkisi bir miktar giderilebilirdi” diye konuştu. Bu anlayışın devam etmesi durumunda Türkiye’nin kendi başına bir şey yapamayacağını belirten Boran’a göre, global piyasalar nereye giderse Türkiye de oraya gidecek. Yani global piyasalar kötüye giderse kur, enflasyon ve faiz de kötüye gidecek, global piyasalarda balon şişmeye devam ederse Türkiye’deki rehavet dönemi de devam edecek. Ancak bu rehavet döneminin devam etmeyeceği kanaatinde olan Boran, hükümetin çok ciddi bir 6-12 aylık programla öncelikle vergi sorununu halletmesi gerektiğini söyledi. Boran, bu reformun yapılmasının Türkiye’nin riskini azaltacağını ileri sürdü. Boran, Türkiye’nin bütçeyi, sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını gözeten bir ekonomik program uygulaması gerektiğinin altını çizdi.