ABD'deki mortgage krizinin büyümesiyle dünya borsalarında yaşanan düşüşü uzmanlar yorumladı.
A Yatırım:
A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar, piyasalardaki son duruma ilişkin olarak tedirginliğin son derece arttığına işaret etti.
Salar, "Asıl unsur, piyasa şu an hasarın ne kadar olduğuna vakıf değil. Rakam bilinse bu kadar tedirgin olunmaz" yorumunu yaptı.
Yurtdışı piyasaların çok kısa vadede düzelmeyeceğinin kesin olduğunu dile getiren Salar, FED tarafından alınacak kararın bu süreçte önem taşıdığını, buradan yeni bir açılım beklendiğini anlattı.
Global piyasalardaki gelişmelerin içeride de etkilerinin görüldüğünü belirten Salar, Cumhurbaşkanlığı seçim süreciyle ilgili beklentilerin sonuçsuz kalmasının da piyasalar tarafından fiyatlandığını kaydetti.
Bu sürecin çok iyi yönetilmesi gerektiğini dile getiren Salar, şöyle konuştu:
"Piyasaya iyi mesajların verilmesi lazım. Yeni hükümete bu konuda çok ciddi görevler düşüyor. Mali disiplinin devam edeceği, yapısal reformların süreceğine dair mesajlara ihtiyaç var. Dışarıdaki kan kaybı nerede ve nasıl durur bunu tahmin etmek çok zor. Çok hassas bir süreçten geçiyoruz. Sürecin çok iyi yönetilmesi lazım. Bu durumun daha önceki dalgalardan farklı bir boyutu var, riskin büyüklüğüne vakıf olunamaması en büyük problem. Yarın bir gün hiç beklenmeyen bir yerden büyük bir fonun kapanması ile ilgili haberler gelebilir. O yüzden içeride yeni bir risk eklenmemesi gerekiyor. Artık hataları kamufle edebilecek likidite yok."
Fortisbank:
Fortisbank Başekonomisti Haluk Bürümcekçi, piyasalardaki gelişmelere ilişkin olarak, "Finansal göstergelerde olumsuzluk olabilir ama buna kriz demek için ekonomilerin resesyona doğru geçmeleri gerekir. Şu anda sadece bir finansal dalgalanma olarak bakmak lazım" dedi.
Bürümcekçi, piyasalarda yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, temmuz ayının ikinci yarısından itibaren gelişmiş ülkelerde yaşanan gelişmelerin, gelişmekte olan piyasalara yansımalarının bu haftaya kadar sınırlı olduğunu hatırlattı.
Daha önceki satış döneminde, gelişmekte olan piyasalar zarar görmediğiiçin, bu pozisyon değişiminin buralara ulaştığında daha büyük bir yüklenmeyi getirdiğini belirten Bürümcekçi, "Oyuncular tarafından bakarsak, daha önce çok fazla bir değer kaybı olmadığı için, daha fazla yüklenebiliyorlar" dedi.
İş Yatırım:
İş Yatırım Yurtiçi Piyasalar Müdürü Yiğit Arıkök de dışarıdaki durumun netleşmemesi nedeniyle yurtiçi piyasalarda da belirsizlikler bulunduğunu söyledi.
Bugüne kadar Türkiye'nin yurtdışındaki genel olumlu havadan etkilendiğini anımsatan Arıkök, "Türkiye dışarıdaki havanın iyiyansımasını gördüyse, kötü yansımasını da görecektir" yorumunu yaptı.
Garanti:
Garanti Döviz Masası Sorumlusu Hakan Kuyumcuoğlu, piyasalardaki gelişmelerle ilgili, "Büyük yabancı bankaların Türk bankalarına gelip döviz depo aldıklarını duyuyoruz. Bu tarihte duyulmamış bir şey" dedi.
Kuyumcuoğlu, 2001 krizinde olan bankalararası piyasadaki likidite çekilmesini şu anda yabancı bankaların yaşadığını ifade ederek, yabancı bankaların, bunu kendi aralarında yaşadıkları için buldukları her türlü likiditeyi taraflarına çekmek istediklerini söyledi.
Anadolu Grubu:
Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan da, 3-4 yıldır piyasaların çok iyi gittiğini ve herkesin bundan nemalandığını belirterek, "Neticede balon şişti, şimdi bu balonun havası alınıyor" dedi.
Özilhan, "Bir miktar çıkışlar olacak ve piyasalar bir müddet daha bozulmaya devam edecek. Belirli bir noktaya geldikten sonra tekrar düzelmeye, toparlanmaya başlar. Yani piyasalar bir müddet daha böyle volatil olmaya devam edecek. Bir müddet sonra tekrar dış konjonktür de kendini toparlar. Onun da etkisi Türkiye'ye pozitif olarak yansır. Tekrar yeni bir noktada bir denge olur" diye konuştu.
MÜSİAD:
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Bolat, şu anda Türkiye'de dövize yatırım yapanlar ve ihracatçılar açısından bir düzeltme ve kar fırsatı olduğunu bildirdi.
Bolat, "Avrupa ve ABD'deki bu dengesizlik kapanıncaya kadar bu türbülans devam edebilir. İçeride herhangi bir paniğe gerek yok. Türkiye'nin ekonomik göstergeleri bir kriz ya da panik ortamını gerektirecek durumda değil" dedi.
Sermaye Piyasası Kurulu:
Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan Erol, Türkiye piyasasının cazibesini korumaya devam ettiğini, üç temel kurala uyulmaya devam edildiği müddetçe Türk piyasalarının bu dalgalanmalardan rahatlıkla korunabileceğini kaydetti.
ABD'de tutsat kredilerinde gözlenen sorunların geliri olmayan kişilere kullandırılan kredilerden kaynaklandığına işaret eden Erol, Türkiye'de benzer sorunların ortaya çıkma ihtimalinin bulunmadığını, Türkiye'de subprime mortgage kredisi uygulamasının olmadığını kaydetti.
Morgan Stanley:
Uluslararası yatırım bankası Morgan Stanley, küresel bir likidite krizinin Türkiye'yi de etkileyeceğini belirtirken, güçlü ekonomik temeller ve güçlü döviz rezervinin, Türkiye'yi ekonomik şoklara karşı koruyacağı tespitinde bulundu.
Morgan Stanley tarafından hazırlanan analizde, küresel piyasalarda, likidite hareketlerine bağlı çalkantıların, Türkiye gibi yükselen piyasaları olumsuz etkilediği belirtilirken, bu sermaye hareketlerinin,Türkiye'nin para politikasını da etkileyeceği kaydedildi.
Analizde, Türkiye'deki yabancı varlığının ağırlığına dikkat çekilirken, menkul kıymetler piyasasındaki yabancı varlığının yüzde 70 düzeyinde olduğu, 45 milyar YTL'lik iç borçlanma enstrümanının da yabancı yatırımcıların elinde olduğu ifade edildi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi:
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) BaşkanıOğuz Satıcı da konuya ilşkin olarak, "Panik yapmadansüreci yönetmeliyiz" dedi.
Avrupa ve Amerika'da ortaya çıkabilecek bir durgunluğun ihracatı negatif yönde etkileyeceğini söyleyen Satıcı, "Büyük ihtimalle FED ve ECB faiz politikalarını son baharda tekrar gözden geçireceklerdir. İşte tam bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası 'Batı ne yapıyorsa ben de aynı şeyi yapayım' psikozundankurtulup proaktif davranmalıdır. Bugün dış piyasalardaki gelişmeler gösteriyor ki Batı dünyası her zaman doğru şeyi yapmıyor" dedi.
İstanbul Ticaret Odası:
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş da şu anda Türkiye'deki durumun, uluslararası çalkantı sebebiyle dış piyasada zarara uğrayan uluslararası oyuncuların uğradıkları zararı Türkiye'deki karlı pozisyonları ile dengelemek istemelerinden kaynaklandığını ifade etti.
Yalçıntaş, "Buradakien büyük tehlike, eğer piyasalar bu merkez bankalarının adımlarını yeterli görmezler ve bu dalgalanma eğer uluslararası bankalara dayansırsa o zaman gelecek olan ikinci dalgada döviz kurunun daha da yükseleceğini bilmek gerekir. Bu önümüzdeki bir hafta içinde belli olur" diye konuştu.
CNN TÜRK